Palazzo Donizetti İstanbul, Tapestry Collection by Hilton / Ortak Alanlar

Nullam varius porttitor augue id rutrum. Duis vehicula m

Palazzo Donizetti İstanbul, Tapestry Collection by Hilton / Ortak Alanlar

Palazzo Donizetti İstanbul, Tapestry Collection by Hilton / Ortak Alanlar

Palazzo Donizetti İstanbul projesi kapsamında ortak alanlar için hazırladığımız sanat çalışmalarını sizlerle paylaşmaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu çalışma; otelin tarihî mimarisi, otele adını veren besteci Giuseppe Donizetti’nin mirası ve 19. yüzyıl İstanbul’unun kültürel belleğiyle ilişki kuran bir sanat programının resepsiyon, lobi, restoran, tuvaletler ve toplantı odalarına yönelik bölümünü kapsamaktadır. Sanat danışmanlığından konsept geliştirmeye, tasarımdan üretime ve yerinde uygulamaya uzanan bütüncül bir süreçle hayata geçirilen eserler, her alanın işlevine ve atmosferine göre mekâna özel olarak kurgulandı. Bu yazıda, yaklaşımın çıkış noktalarını, eserlerin oluşum sürecini ve Palazzo Donizetti’nin ortak alanlarına nasıl uyarlandığını detaylarıyla bulabilirsiniz.

Palazzo Donizetti Sanat Programı | Müzik, Bellek ve Mekân Arasında

İtalyan operası ile Osmanlı sarayı arasında köprü kuran Donizetti, Mızıka-i Hümayun’un yapılanmasında önemli bir rol oynamış ve İstanbul’un 19. yüzyıldaki müzik hayatına derin izler bırakmıştır. Donizetti’nin yaşamını, müziğin evrensel dilini ve dönemin kozmopolit İstanbul’unu bir diyalog olarak ele aldık. Bu diyaloğun izlerini arşiv belgelerinde, el yazmalarında, tiyatro afişlerinde, enstrümanlarda ve şehrin mimari dokusunda aradık. Tarihsel parçaları çağdaş bir görsel dile taşırken katmanlama, parçalanma, ritim, uyum ve diyalog kavramları tüm eserlerin ortak yapısını oluşturdu.

Recomposition | Parçalardan Doğan Bir Ses

Resepsiyonda konumlanan Recomposition, otelin kimliğini karşılama anında görünür kılan heykelsi bir odak noktası. Tek tek biçimlendirilen parçalardan oluşan çello formu yeniden birleştirildi ve derin lacivert bir yüzeyle tamamlandı. Parçalanıp yeniden bir araya gelen form, Donizetti’nin bestelerine ve el yazmalarına gönderme yaparak geçmişten bugüne uzanan bir ses metaforuna dönüşüyor. Koyu ahşap paneller ve sıcak ışıkla çevrelenen eser, resepsiyonu yalnızca bir karşılama alanı olmaktan çıkarıp bir hikâyenin başlangıç noktasına dönüştürüyor.

Hands in Overture | Üst Üste Binen Sahneler

Lobide yer alan Hands in Overture, farklı dönemlere ve anlatılara ait imgeleri üst üste binen çerçevelerle bir araya getiriyor. Şefin el hareketi, opera perdesi, sahne arkası, nota kâğıdı ve besteleme anı, belleğin parçalı yapısını yansıtan katmanlar hâlinde okunuyor. Kompozisyona fiziksel olarak dahil edilen baton ve keman yayı, müziğin ritmini ve sürekliliğini duvarın dışına, mekânın içine taşıyor. Böylece parçalanmış sahneler tek bir anlatıda buluşuyor.

Folded Melody | Mekânın Hafızasında Bir Nota

Lobinin ikinci eseri Folded Melody, nota desenleriyle işlenmiş dokulu bir rölyef yüzeyi, bu yüzeyden taşan metal bir gramofon formuyla birleştiriyor. İki katman arasında bırakılan boşluk, esere hem fiziksel derinlik hem de gün boyu değişen gölgeler kazandırıyor. Mimari akslar ve görüş açıları dikkate alınarak konumlandırılan eser, bulunduğu ahşap yüzeyle bütünleşerek sanat ile mekân arasında güçlü bir ilişki kuruyor.

Color Resonance | Müziğin İzinde

Tuvaletlerde yer alan Color Resonance serisi, stilize enstrüman formlarını el dokulu boya yüzeyleri ve metal katmanlarla yorumluyor. Her kabine tekil olarak yerleştirilen eserler, beklenmedik bir noktada misafire küçük bir sergi deneyimi sunuyor ve mahrem bir mekânda müziğin izlerini hissettiriyor. Böylece her kabin, otelin genel konseptini tamamlayan bir sergi alanına dönüşüyor.

Echoes of the Gallery | Duvarda Yankılanan Bir Hikâye

Restoranın merdiven duvarında yer alan Echoes of the Gallery, projenin en kapsamlı duvar kompozisyonlarından biri. Farklı ölçü ve formlardaki çerçeveler, farklı derinliklerde monte edilerek duvara ritmik ve üç boyutlu bir kurgu kazandırıyor. Merkezdeki enstrüman ve piyano imgelerinin etrafında opera, konser ve İstanbul’a ait tarihsel referanslar yer alıyor. Kompozisyon, Donizetti’nin yaşamından belleğe, müzikten operaya ve İstanbul’a uzanan bir okuma sunuyor.

İstanbul Peyzajları | Toplantı Odalarında Sakin Bir Eşlik

Toplantı odalarındaki klasik İstanbul peyzajları, altın çerçeveleri ve yumuşak renk paletiyle projenin genel anlatısını daha sade ve dingin bir dille sürdürüyor. Otelin mimari diliyle doğal bir uyum kuran eserler, düşünme, üretme ve iletişim süreçlerine sakin ama karakterli bir eşlik sunuyor ve projenin kültürel süreklilik fikrini toplantı mekânlarına taşıyor.

Renklerin Mekândaki Karşılığı

Eserlerde kullanılan derin lacivert, koyu kahve, altın ve sıcak toprak tonları; otelin ahşap panelleri, pirinç detayları ve tarihî dokusuyla uyum sağlıyor. Heykel, rölyef, enstalasyon ve resmi bir araya getiren seçki, bu ortak palet sayesinde farklı alanlarda farklı biçimlere bürünse de tek bir bütünün parçası olarak okunuyor.

Start typing and press Enter to search

Shopping Cart